İçeriğe geç
Kırşehir Hat

Gündelik hayatın merak uyandıran tarafı

Test ve Quiz 4 dk okuma

Düzen Alışkanlığı Testi: Hangi Düzen Tipine Yakınsınız

Altı gündelik durumla düzenle kurduğunuz ilişkiyi ölçün. Sürdürülebilir düzenciler, dalgalı düzenciler ve dağınıklar için ayrı öneriler.

Yazar: Derya Akıncı

Bazı insanlar için düzen, hayatı kolaylaştıran bir zemin; bazıları içinse sürekli ertelenen bir borçtur. Dağınıklığa karşı tutumumuz, tembellik ya da çalışkanlıkla değil, düzenin bize ne hissettirdiğiyle ilgilidir. Kimi insan dağınık ortamda huzursuz olur ve toparlamadan çalışamaz. Kimi ise düzeni bir kez kurup unutmayı, sürekli bakım yapmaya tercih eder. Aşağıdaki kısa değerlendirme, hangi düzen tipine yakın olduğunuzu görmenize yardımcı olur.

Durumları okuyun, harfinizi not edin

Eve yorgun geldiniz ve mutfakta sabahtan kalan bulaşıklar duruyor. A: Oturmadan önce hepsini yıkarsınız, yoksa rahat edemezsiniz. B: Bir kahve içip dinlenir, sonra kaldırırsınız. C: Yarın sabah bakarım der, üstünü kapatırsınız.

Dolabınızın hali şu anda nasıl. A: Kategorilere ayrılmış, katlanmış, yeri belli. B: Genel olarak düzenli, ama bir iki karışık raf var. C: Aradığınız şeyi bulmak bazen arkeolojik kazıya dönüşüyor.

Bir belge ya da fatura lazım oldu. A: Nerede olduğunu hemen bilir, on saniyede bulursunuz. B: Birkaç yere bakarsınız ama sonunda bulursunuz. C: Bulacağınıza dair umudunuz baştan zayıftır.

Misafir geleceğini öğrendiniz. A: Evde zaten toparlanacak fazla bir şey yoktur. B: Bir saatlik hızlı bir düzenleme yeter. C: Ev seferberliğe girer, kapanan dolapların içine bakılmaması istenir.

Yeni bir düzen sistemi kurdunuz, örneğin kutular aldınız. A: Aylar sonra hâlâ aynı düzende kullanıyorsunuz. B: Bir süre işe yaradı, sonra biraz gevşedi. C: İlk hafta harikaydı, ikinci hafta unutuldu.

Masanızın üstü genellikle nasıl görünür. A: Sadece o an kullandığınız şeyler durur. B: Birkaç fazlalık vardır ama karışık değildir. C: Yüzeyi görmeyeli epey olmuştur.

Çoğunluğu A olanlar: sürdürülebilir düzenciler

Düzen sizin için ayrı bir iş değil, işlerin doğal parçasıdır. Bir şeyi kullandıktan sonra yerine koymak refleks haline gelmiştir; bu yüzden büyük temizlik günlerine ihtiyacınız pek olmaz. Bu tipin gizli riski, düzenin araç olmaktan çıkıp amaca dönüşmesidir. Toparlamak, yapılması gereken asıl işten kaçmanın rahatlatıcı bir yolu olabilir. Ayrıca çevrenizdeki insanların aynı standartla yaşamamasını gereksiz yere sorun haline getirebilirsiniz. Ortak yaşam alanlarında düzenin ortak bir anlaşma olduğunu, tek taraflı bir kural olmadığını hatırlamak dengeyi korur.

Çoğunluğu B olanlar: dalgalı düzenciler

Düzeni önemsiyorsunuz ama hayatın temposuna göre sıkılığı değişiyor. Yoğun dönemlerde dağılıyor, sakinleyince toparlanıyorsunuz. Bu aslında çoğu insanın gerçekliğidir ve sürdürülebilir bir modeldir. Sizin için en verimli yaklaşım, mükemmel düzen peşinde koşmak yerine birkaç kritik noktayı sabit tutmaktır. Anahtarların yeri, faturaların kutusu, mutfak tezgâhı gibi üç dört alanı her koşulda düzenli tutarsanız, geri kalan dağınıklık hayatı zorlaştırmaz. Ayrıca dağınıklığın belli bir eşiği aştığında toparlanmanın kat kat zorlaştığını fark etmişsinizdir; o eşiğe gelmeden müdahale etmek en büyük kazancınız olur.

Çoğunluğu C olanlar: dalga geçmeyen dağınıklar

Dağınıklık sizi çoğu zaman gerçekten rahatsız etmez, ama bir şey kaybolduğunda ya da misafir geleceğinde bedelini ödersiniz. Sizin için işe yaramayan şey, büyük ve iddialı düzen projeleridir. Bir hafta sonunu tamamen toparlanmaya ayırmak, iki hafta sonra aynı noktaya dönmekle sonuçlanır. Daha etkili yol, düzeni küçük ve zamanlanmış hale getirmektir. Günde beş dakikalık, zamanlayıcıyla sınırlanmış bir toparlama, ayda bir yapılan yedi saatlik temizlikten fazla iş görür. İkinci öneri, eşya sayısını azaltmaktır. Az eşya, az düzen ihtiyacı demektir; dağınıklığın büyük kısmı yerleştirme sorunu değil, fazlalık sorunudur.

Düzen bir karakter değil, bir sistemdir

Bir başka önemli ayrım, dağınıklığın nerede olduğudur. Ortak alanların düzeni bir nezaket meselesidir; kişisel alanların düzeni ise tamamen kişinin kendi tercihidir. Aynı evde yaşayan iki kişinin farklı düzen ihtiyacı olması son derece normaldir ve çözüm, birinin diğerini kendi standardına çekmeye çalışması değildir. İşleyen yöntem, ortak alanlar için asgari bir kural belirlemek ve kişisel alanları tartışma dışı bırakmaktır. Bu ayrım netleştiğinde, düzen konusundaki gerginliklerin büyük bölümü kendiliğinden kaybolur.

Kendini dağınık sayan çoğu insan aslında düzensiz değil, kendine uymayan bir sistemi zorla uygulamaya çalışan kişidir. Kapaklı kutular bazı insanlarda hiç işe yaramaz, çünkü görmedikleri şeyi unuturlar; onlara açık raflar gerekir. Etiketli sistemler bazılarına ağır gelir. Size uyan düzen, dergi sayfasındaki gibi görünen değil, altı ay sonra hâlâ ayakta duran düzendir.